TÜYLENME, POLIKISTIK OVER, DIYET, ZAYIFLAMA

PROF DR METIN ÖZATA
PROF DR METIN ÖZATA

PROLAKTIN YUKSEKLIGI PROF DR METIN OZATA

PROLAKTIN YÜKSEKLIGI

PROF DR METIN ÖZATA
Endokrinoloji Uzmanı
Tel: 0 216 3486519


   Prolaktin Hormonu (Süt Hormonu)

Prolaktin hipofizden salgılanan ve süt hormonu olarak bilinen hormondur. Prolaktin hormonu stres durumunda, göğüs duvarının hasarında ve gebelikte kanda yükselir. Normalde kanda 15-20 ng/ml arasında değişir.

Prolaktin hormonunun görevi süt salgısını başlatmak ve devam ettirmektir.  Gebelikte prolaktin yüksek olduğu halde süt salgısının olmaması kanda artan östrojen ve progesteron hormonlarının  süt salgılanmasını önlemesi nedeniyledir. Doğumla birlikte bu hormonların birden azalması süt salgılanmasını başlatır. Oksitosin isimli hormon da sütün memeden çıkmasını sağlar. Prolaktin etkisiyle FSH ve LH hormon salınımı  azaldığından emzirme döneminde yumurtlama olmaz. Prolaktin fazlalığı bazı hastalıklar yaparsa da prolaktin azlığının kadınlarda adetleri bozduğu biliniyor. Erkeklerde prolaktin azlığının etkileri bilinmiyor.


PROLAKTİN YÜKSEKLİĞİ

Hipofiz bezinden salgilanan prolaktin hormonunun asiri salgilanmasi durumuna tip dilinde ‘’hiperprolaktinemi’’ denir. Prolaktin yüksekliği varsa mutlaka ENDOKRİNOLOJİ uzmanına başvurunuz.
Prolaktin yüksekligi her zaman hastalik nedeniyle olmaz. Gebelik, stres, asiri proteinli beslenme, meme basinin uyarilmasi ve egzersiz de prolaktin düzeyini artirabilir.
Kullanilan bazi ilaçlar da prolaktin düzeyini artirabilir. Özellikle depresyon ilaçlari, psikiyatrik hastalik tedavisinde kullanilan ilaçlar, içinde verapamil olan tansiyon ilaci gibi ilaçlar, östrojen ilaçlari veya dogum kontrol haplari prolaktin düzeyinde artis yapabilir.
Hastalik nedeniyle prolaktin yükselmesi ise su durumlarda görülür:

1) Hipofiz bezinde tümör olmasi: Eger bu tümör prolaktin salgiliyorsa buna ‘’prolaktinoma’’ adi verilir. Diger hipofiz tümörlerinde de prolaktin kanda artabilir.
2) Hipofizin travmaya ugramasi
3) Hipofiz bezindeki sarkoidoz veya tüberküloz gibi hastaliklar
4) Hipofizin radyasyona (isin tedavisine) maruz kalmasi
5) Tiroid bezi yetmezligi varsa prolaktin yükselir
6) Kronik böbrek yetmezligi ve siroz hastaliginda da prolaktin yükselir
7) Bazen polikistik over sendromlu kadinlarda da hafif derecede prolaktin yüksekligi olabilir.

Makroprolaktin Nedir?

Bazen prolaktin molekül yapisi bozuk olabilir. Bu durum varken yapilan ölçümlerde prolaktin yüksek çikar. Aslinda bu yükseklik molekülün bozuk olmasindan kaynaklanir. Bir hastalik degildir. Bu nedenle prolaktin düzeyi yüksek olan hastalarda makroprolaktin (diger adi big prolaktin) bakilmasinda bu nedenle fayda vardir. Prolaktini yüksek hastalarin yaklasik % 20’sinde makroprolaktin vardir.

Prolaktinoma ve Prolaktin Yüksekliginin Neden Oldugu Sikayet ve Bulgular

Hipofiz bezinde bulunan ve prolaktin salgilayan kanser olmayan tümörlere ‘’prolaktinoma’’ denir. Bunlarin çogu iyi huylu tümörlerdir ve ilaç tedavisine cevap verir.
Prolaktinomasi olan hastalarda prolaktin hormon yüksekligine bagli olarak kadin hastalarin % 30-80’ninde memeden süt gelmesi (tip dilinde buna ‘’galaktore’’ denir), adetlerde azalma veya olmamasi, çocuk olmamasi, libido (cinsel istek) azalmasi, vajinal kuruluk, sicak basmasi, agrili cinsel iliski, tüylenme ve kilo artisi olusur. Bu sikayetlerin çogu yüksek prolaktin nedeniyle yumurtaliktan östrojen az salgilanmasina baglidir. Erkek hastalarda ise testosteron azalmasi, empotans, vücut killarinda azalma, testislerde yumusama, sperm sayisinda azalma ve memelerde büyüme (tip dilinde ‘’jinekomasti ‘’ denir) görülebilir. Bazi erkeklerde enerji azalmasi, kas kitlesinde azalma ve kan sayiminda azalma olur. Hipofizdeki tümörlerin % 30-40’ni prolaktinoma olusturur ve kadinlarda daha sik görülür. Hastalarda kemik erimesi de görülebilir.

Hipofizdeki tümörün çapi önemlidir. Çapi 1 cm den büyük ise buna tip dilinde ‘’makroadenom’’ denir ve prolaktinomalarin çogu mikroadenomdur. Bu tümörler göz sinirine basi yapabilir. Bu nedenle önem tasir. Çapi 1 cm’den küçük ise bu tümörlerte ‘’mikroadenom’’ denir. Özellikle kadinlarda tani konuldugunda prolaktinomalarin büyük çogunlugu mikroadenom halindedir yani çapi küçüktür. Erkeklerde ise tani konuldugunda prolaktinomalar genellikle makroadenomlar halinde yani çapi 1 cm’den büyüktür ve göz sinirine baski yapabilir.

Çapi büyük olan tümörlerde bas agrisi vakalarin %50’sinde görülebilirken, tümörün etkisiyle diger hipofiz hormonlarinda olusabilecek eksikliklere bagli sikayetler olabilir.
Uzun süre tedavi edilmemis prolaktin yüksekliginde FSH ve LH hormonlari az salgilanacagindan ve prolaktinin etkisiyle kemik erimesi olabilir.
Prolaktini hafif yüksek kadinlarda yumurtlamada bozulma ve çocuk olmasinda zorluk olabilir.

Teshis:

Teshis için kanda prolaktin düzeyi ölçülür. Hafif yükseklik varsa tetkik tekrarlanabilir. Ilaç kullanimi özellikle arastirilmalidir. Prolaktin düzeyinde yükseklik varsa bunun tiroid yetmezliginden kaynaklanip kaynaklanmadigini anlamak için tiroid hormonlarina bakilir. Kanda üre, kreatinin, karaciger testleri yapilabilir. Kadinlarda gebelik testi de yapilmalidir. Hipofizde tümör olup olmadigini anlamak için hipofiz MR tetkiki, yoksa tomografi yapilabilir. Hipofizde tümör varsa hipofizin diger hormonlari incelenebilir. Büyük tümör varsa görme alani yapilir.

Tedavi


Prolaktin yüksekligi olan hastalarda ilaç tedavisi yapilir. Doktorunuz size uygun ilaci verecektir. Bu ilaçlar, içinde cabergolin veya bromokriptin olan ilaçlardir. Bu ilaçlarinen sik rastlanan yan etkileri; bulanti, tansiyon düsmesi, halsizlik, nadiren depresyon ve kabizliktir. Ilacin dozunu yavas artirarak ve gece yatarken alarak yan etkiler azaltilir.
Ilaç tedavisiyle hem prolaktin normale gelir hem de tümör küçülür.
En az 2 yillik tedavi sonrasinda, tümör boyutlarinda en az %50’ lik küçülme saglandiginda mikroadenomu olan hastalarda cabergoline ya da bromokriptin dozu yavasça azaltilarak hasta degerlendirilir.

Tümör büyükse  tedavi kesilmez.Gebelik isteyenlerde bromokriptin ilacı tercih edilmektedir.                                          Gebelik sırasında mikroadenomun büyüme riski % 1 civarındadır. Şikayet olmadıkça bu hastalarda görme alanı ya da prolaktin düzeyi takibine gerek yoktur. Yine laktasyon (emzirme) döneminde tedaviye ara verilmelidir. Makroadenomu olan ve gebe kalan hastalarda ise  tümör büyükse görme alanı ile takip edilir.

İlaç  tedavisini  tolere edemeyen, tedaviye  dirençli ya da gittikçe büyüyen makroadenomu olanlarda cerrahi tedavi (ameliyat) düşünülmelidir.

 

Web Hosting Companies